Travesti Travestiler İstanbul Travestileri Ankara Travestileri Travesti Siteleri

 

 

travesti

Travesti siteleri bulmak bazen  riskli olabiliyor, eğlenmeye çıktığınız da taksim semti ya da her hangi bir semtte bir çok tehlikelere maruz kalabilirsiniz ve gasp’a dahi uğrayabilirsiniz aslında, peki bu benzeri tehlikelere maruz kalmadan nasıl istanbul travesti bulabilir  ve inceleyebilirsiniz?  Bunu öğrenmenin tek yolu bizim internet sitemizdir. Çünkü biz internet sitemizde sizler için en kaliteli  travestileri seçip bulmaktayız. İnternet sitemiz üzerinden travesti ve istanbul travestileri numaralarına ulaşabilirsiniz. Bu travesti yeni sezon modelleri sizler için seçtiğimiz kaliteli travestiler ve saygıda hiçbir kusur hata yapmayan travestilerdir… Siz kullanıcılarımızın zevklerini her zaman  göz önünde bulundurmaktan onur duyuyoruz.

travesti bulmak ve onun ile arkadaşlık yapmak tamamıyla kişinin kendi isteğidir. Nerede ve hangi ilde  travesti bulmak istiyorsanız sitemizi gezmeniz yeterlidir. Farklı şekilde travesti bulmak için sokaklara çıkıp eğlence mekanlarının önünde  yada içinde veya cadde köşelerin de bulmaya çalışıyorsanız ilginç süprizlere de hazırlıklı olmalısınız derim . O yüzden bir an önce evinize bir bilgisayar  alıp  internet sitemizi sürekli kontrol ediniz. Sitemizdeki tüm modellerimizle lütfen seviyeli konuşmalar yapınız . Vip Blog Travesti üyelerimiz ile  travestilerimiz her an yetişkin ve seviyeli beylere arkadaşlık yapmaktadır.

Travesti siteleri , istanbul travestileri, Ankara Travestileri, Travestiler, Travesti web siteleri anahtar kelimelerimizdir. Bunlardan arayarak blog  travestiye ulaşabilirsiniz.

 

Ankara travestileri, Antalya travestileri, Bursa Travestileri, Genel, İstanbul Travestileri, İzmir travestileri, Travesti kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Gay ve travesti evliliklerine özenilen düğün

Emrullah Tüzün ve Ekin Keser İstanbul’da düzenledikleri bir düğün töreni ile Türkiye’nin ilk evli eşcinsel çifti oldu. Resmi olmasa da alternatif bir düğün töreni düzenleyen çift kendilerine ve aile üyelerine tehditler geldiğini belirterek “Aktivizmi her zaman destekledik ve bir nebze içinde yer almak istedik. Yaptığımız şeyle gurur duyuyoruz. Başımıza bir şey gelirlerse bizi renkli bir şölenle uğurlasınlar” ifadelerini kullandı. travesti

Farklı cinsel yönelimlerden olan bireylere “Gerçekten korkmasınlar. Biz varız hep olacağız. Bizi yok edebilirler. Ama bu hareketi yok edemezler” mesajını verdi.

İşte Yurt gazetesinden Ceren Büyüktetik’in aktarımıyla Emrullah Tüzün ve Ekin Keser’in tanışma, evlenmeye karar verme ve düğün süreci…

'Ben böyleyim neden kendimi sıkayım?'

Emrullah 2 yaşından beri İstanbul'da yaşıyor. Aslen Kürt kökenli, 13 çocuklu ailesinin 8 oğlundan biri. Okulla pek arası olmadığını söylüyor. Küçük yaşlarda garsonluk yapmaya başlamış. Sonra ailesi giyim sektörüne girince o da dahil olmuş. 7 yıl sonra iflas ettiklerinde kendisini sorumlu hissetmiş, zor zamanlar geçirmiş. Eşcinsel kimliğini aile ve çevre korkusundan kontrol altında tutsa da cinsel yöneliminin her zaman farkındaymış. Ancak 25 yaşından sonra kendi deyimiyle gizli saklı merdivenini aşmaya başlamış. “Ben böyleysem, bunu da gerçekten yaşamak istiyorsam neden kendimi bu kadar sıkayım, kapalı tutayım.” diye düşünmüş. Tam bu zamanlarda da karşısına hayatının aşkı Ekin çıkmış. travesti

'Hiç ben yanlışım demedim'

Ekin ise aslen Hatay'lı ve Arap kökenli. Güzel sanatlarda üçüncü sınıf öğrencisi. Kendisinden gayet emin bir şekilde “Ben kendimi bildim bileli erkeklere ilgi duyuyordum” diyor. Erkek muhabbetlerini hiç sevmezmiş. 12 yaşında da ailesine açılmış. Bunun üzerine ailesi hormon testleri filan yaptırmış ama görmüşler ki hormonla ilgisi yok. Babası kabullenmemiş durumu. Anne yüreği ise yalnız bırakamamış oğlunu. Okulu seven, başarılı bir öğrenciymiş. Cinsel yönelimi ona eğitim hayatında zor zamanlar yaşatmış elbette. Öğretmenlerinden ve sınıf arkadaşlarından hakarete varan ifadeleri ve imaları sıklıkla işitmiş. Ama hiçbir zaman “Ben yanlış mıyım” dememiş. Liseye dair bir anısını anlatıyor gülerek, “Bir gün kız arkadaşlarımla merdivende oturuyorduk. Psikolojik danışmanlık hocam yanımıza geldi ve parmağını sallayarak 'Seni kızlarla çok görüyorum' dedi. Düşünebiliyor musunuz, kendisi psikolojik danışmanlık hocasıydı.”

Tanışma hikâyeleri de tamamen tesadüfe dayalı. O tesadüfi günü şöyle anlatıyor Ekin:

“Taksim’de hiç istemeye istemeye bir açılış partisine gitmiştim. Sadece 5-6 erkek vardı ve arkadaşımla dans ederken Emrullah’ı gördüm. Ne kadar tatlı çocuk dedim. Arkadaşım sonra kapmış Emrullah'ı 'Haydi tanışın' diye yanıma getirdi.” travesti

'Karşılaştıktan sonra hiç ayrılmadık'

Peki ya sonra tekrar nasıl bir araya geldiniz diye soruyorum, “Bir daha hiç ayrılmadık ki” diyor Emrullah ve anlatıyor:
“Ertesi sabah Ekin’de kahvaltı yaptık. Uyandığımda karşımda kocaman bir Hatay sofrası buldum. Sonra da 3 yıl boyunca hiç ayrılmadık zaten. Hep aynı evde oturduk. Bunu hiç konuşmadık, hiç kararlaştırmadık. İçimden birşey doğru yaptığımı söylüyordu ve ben de hiç sorgulamadan devam ediyordum. Çok hızlı bir şekilde yaşadık herşeyi ve daha sonra rayına bıraktık. Güven aramızdaki en önemli şey.”

'Evliliği üçüncü ayda konuşmaya başladık'

Henüz ilişkilerinin üçüncü ayında bir arkadaşları sohbet arasında “Sahi siz niye evlenmiyorsunuz?” diye sorunca evlilik fikri de bir anda düşüvermiş akıllarına.

“İlişkimize bir zaman biçmiyorduk 5 sene ya da 50 sene gibi. Zaten beraberdik ve hep beraber olacağız. Bu yüzden 'Evlenelim' dedik. Zaten her şeyimiz beraber. İlla bir kağıt olması gerekmiyor. Bir arkadaşımız muhabbet arasında konuyu açmıştı. Laf arasında 'Şöyle yapsak güzel olur mu' filan diye konuşurken Ekin'le beraber ciddi ciddi konuşmaya başladık. Biz bunu yapalım ve eşcinsel ilişkiler de sadece sevgililik olarak kalmasın düşüncesindeydik” diyor Emrullah.

Ekin ve Emrullah çifti bu kararlarında en büyük gücü de Silo felsefesinden almış. Arjantinli düşünür Mario Luis Rodriguez Cobos'un temeli “evrensel hümanizm”e dayanan düşünce akımı Silo onların hayatlarında önemli bir etkiye sahip. Silo'nun hümanist hareketi sayesinde dünyanın pek çok ülkesinden dostlar edinmişler. O dostları da onlara bu düğünü yapabilmeleri için ellerinden gelen her türlü desteği vermiş. İlk başta düğünü bir villanın bahçesinde yapmak istemişler. Ancak masrafın büyük olacağına karar verip bir yıl beklemişler. Silo felsefesinde gökyüzüyle temas kurmanın önemli olmasından dolayı daha sonra teknede karar kılmışlar. Evlilik hep akıllarının kenarındaymış, hatta yüzükleri de beraber seçmişler ama romantik bir evlilik teklifi de ilişkilerinde eksik kalmamış. O özel günü önce Emrullah, sonra Ekin anlatıyor:

Emrullah:

- Yüzükleri birlikte beğenmiştik ama organizasyonu benim yapacağım fikrinde anlaşmıştık. Zaten birlikte yaşıyoruz ama bunu bir coşkuya çevirmek istedim. Bazen sürprizler güzeldir ilişkiye de tat katar. Sürprizi yapacağım gün Ekin çalışıyordu ben izinliydim. Birkaç arkadaşımı eve yönlendirdim. Cepte para kısıtlı. Kendi içimde baya stresliyim. Oturdum hemen şiirsel bir metin yazdım. Müziği ayarladım. Müzik çalarken şiiri okumaya başladım. Şiiri kaydettik bilgisayara. Sonra dışarı çıkıp son paramla bir yalancı orkide buketi yaptırttım. Üstüne not yazarak kapının girişindeki tavana astım. Kapıdan salona kadar koridor boyunca mumlar dizdim. Salondaki masanın tam ortasına da bilgisayarı koydum. İçerisi baya hoştu. İki arkadaşımı da Ekin’i işten çıkınca oyalaması için ayarlamıştım. Arkadaşlarımız da yanımızdaydı. Hatta çoğunluğu heteroseksüeldi. Herkes evde bir yerlere saklandı. Sonra Ekin şaşırarak içeri girdi laptopu gördü. Play tuşuna bastı. Şiir sonlandığı anda arkasında belirip yüzüğü uzattım. O bana sarılınca bütün arkadaşlar çıkmaya başladı.

Ekin:

- Tamamen sürprizdi. Çok heyecanlıydım. Böyle bir şey beklemiyordum. Çok tatlı bir gündü. Emekle vaad edilen, inşa edilen her şey çok güzel.

Ekin Emrullah'ın ona yazdığı şiiri de Kürtçe'ye çevirip göğsüne dövme yaptırtmış daha sonra.

istanbul travestileri
‘Onları evlendiren biz değiliz’

Çiftin düğünü de emek dolu. Davetiyeleri kendi elleriyle hazırlamışlar. Davetiyedeki karikatürü bir arkadaşları çizmiş. Gömleklerini çok yakın bir arkadaşları dikmiş. Damatlıklarını da çocukluk arkadaşları seçmiş. Düğün günü de maceraları eksik olmamış. Trafik kilitlenince kendi düğünlerine geç kalıyorlar. Kadıköy'den Eminönü'ne vapurla geçmeye karar verip üzerlerinde damatlıklarla yola çıkıyorlar. Yanlarında Ekin'in nedimeleri ve Emrullah'ın sağdıcı onlara destek oluyor. Yol uzayınca haliyle karınları acıkıyor yetişip bir çikolata getiriyorlar. Eminönü iskelesinde çikolata yiyen iki damat görenler de reklam filmi çekildiğini sanıyor. Sonunda düğünün yapılacağı tekneye ulaşıyorlar. 120 kişi davetli. 90'ı orada. İçlerinde Emrullah ve Ekin'in ailesinden gelenler birkaç kişi de var. Alkışlar eşliğinde tekneye adım atıyorlar. Kokteylin ardından törene geçiliyor. Silo felsefesine göre ilk önce Ekin ve Emrullah “iyi hissediş seromonisi” gerçekleştiriyor. Ardından da düğün seromonisi. Seromoni sırasında şu cümle dikkat çekiyor: “Onları evlendiren biz değilizdir, kendileri topluluğumuz önünde evlenirler.” Eşlere tek tek “Senin için bu evlilik nedir?” diye soruluyor. Emrullah ve Ekin kendileri için evliliğin anlamını açıklayan metinlerini ayrı ayrı okuduktan sonra tören sonlanıyor. Sonrası alışkın olduğumuz düğünlerden pek de farklı değil. Ekin ve Emrullah Edith Piaf'ın “Padam” şarkısıyla düğün danslarını yapmışlar. Heyecandan elleri ayakları birbirine dolanmış. “Hiç güzel yapamadık” diye yakınıyorlar hala. Daha sonra para ve takı merasimi yapılmış. Halay çekmeyi de ihmal etmemişler. travesti

Düğün oldukça eğlenceli geçmiş, ancak onlar için her şey toz pembe değil elbette. Birçok tehdit aldıklarını belirtiyorlar. Aile fertlerinden de, sosyal medyadan da ölüm tehditleri geliyormuş. Ancak bu cesaretlerini kırmamış. “Aktivizmi her zaman destekledik ve bir nebze içinde yer almak istedik. Yaptığımız şeyle gurur duyuyoruz. Başımıza bir şey gelirlerse bizi renkli bir şölenle uğurlasınlar” diyorlar.

'Biz varız, hep olacağız'

Günün birinde çocuk sahibi olmayı da isteyen Ekin ve Emrullah çifti sohbetimizin sonunda tüm cinsel yönelimi farklı bireylere şu mesajı veriyor:

“Gerçekten korkmasınlar. Biz varız hep olacağız. Bizi yok edebilirler. Ama bu hareketi yok edemezler. Çevre ve toplum sizi her halükarda sizi rencide etmeye ve aşağılamaya hazırdır. Sadece siz buna aldırış etmediğiniz zaman sorun yok demektir. Herkes kendine ve çevresindeki renklere saygı duysun. O zaman istenilen bir yerde yaşar herkes. Bütün herkese de bizi destekleyen arkamızda olan herkese sevgilerimizi yolluyoruz.”  istanbul travestileri

İstanbul Travestileri, Travesti kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Gay travesti derneğini kim yönetecek

Belki duymuşsunuzdur, bölgemizde Van Gençlik ve Ekoloji Derneği kuruldu. Bu dernek ne mi yapar? Birçok şey, ancak en önemli görevlerinden biri bireyleri cinsel yönelimleri açısından da desteklemeleri. travesti

Van Gençlik ve Ekoloji Derneği’nin tüzüğünün 2. Maddesi’nde “Dernek, işbirliği yapılmasında yarar gördüğü yerel, ulusal ve uluslararası kültürel, akademik ve / veya kadın, mülteci, sığınmacı, ekoloji, insan, gençlik, çocuk, cinsel yönelim alanında çalışan derneklere, ilgili yasal gereklilikleri yerine getirerek üye olabilir, ortak çalışmalar yürütebilir, maddi ve manevi dayanışabilir.” Ve Faaliyetler başlıklı bölümde “Dernek, sürdürülebilir yaşam, organik tarım, enerji, iklim değişikliği, kırsal kalkınma, eğitim, kültür, sosyal politika, sanat, cinsiyet, ayrımcılık, yoksulluk, mülteci, sığınmacı, gençlik, çocuk, engelli, cinsel yönelim alanlarında faaliyet gösterir.” deniyor. travesti

Mesele de burada başlıyor. Van Cumhuriyet Başsavcılığı derneğin tüzüğündeki “cinsel yönelimin desteklenmesi” başlığının Medeni Kanun’un 56. Maddesi gereğince ahlaka aykırı bir amaç olduğu iddiası ile derneğin feshi davası açtı.

Bu dava basında ve kamuoyunda niyeyse çok duyulmadı, LGBT haklarına olan duyarsızlıktan veya görmezlikten gelinmeye çalışılmasından olabilir. Ama her halükarda bu dava bölgemizde yaşayan “marjinal” bir kesim tarafından önemsenmekte. Kendilerini var edebilecekleri özgürlük alanları tehdit altında. travesti

Dernek tüzüğünde bulunan “cinsel yönelim” kavramı, bir çeşitliliğe gönderme yapıyor. Bilimsel verilere göre hayatta tek bir cinsel yönelim yok. Cinsel yönelim kavramı tüm yönelimleri kapsar (heteroseksüellik, homoseksüellik, aseksüellik… gibi). Dolayısıyla bunu sadece homoseksüelliğe mal etmek olsa olsa homofobi ile açıklanabilecek bir durum. Şaşırtıcı olmadığı için geçelim. Elbette ki bu derneğin açılmasını engelleyemeyecekler. Ülkemizdeki örnek yargı kararları, dernek tüzüğünde yasaya ve hayata aykırı bir hal olmadığını açıkça anlatmakta.

Örneğin Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü, Türk Medeni Kanunu 56. Maddeye dayanarak KAOS Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği’nin feshini talep etmiş zamanında ancak Ankara C. Başsavcılığı 2005/2247 numaralı takipsizlik kararında “Ahlak kavramının irdelenmesinde ise, insan topluluklarınca zamanla benimsenen, fertlerin birbirleriyle aile, toplum, devlet ve bütün insanlarla ilişkilerini düzenleyen kurallar, ilkeler ve inançlar bütünü olduğu, iyi kötü bağlamında olumlu kabul edilen davranışların toplamının ahlak olarak adlandırıldığı, ahlağın temel amacının toplumsal yaşamda düzeni sağlamak, bireyler arası ilişkileri kurallara bağlamak olduğu, toplumlara göre değişen, izafilik kavramı içeren ve yeni Türk Ceza Yasası’nın yapılandırılmasında 'cinsel yönelim ayrımcılığının' tartışıldığı bir dönemde, eşcinsel olmanın ahlaksız olmak anlamına gelmediği, gerçek olması gerekenin tüm ahlak bilimleri ile uğraşanların ortak birleştikleri nokta olan 'insan iradesinin hür olması' gerektiği” söylenerek derneğin kapatılmasını gerektirecek ahlak dışı bir husus olmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiş ve derneği kapatmamıştır. travesti

Yine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2008 tarihli kararında, “Mahkeme hükmünün gerekçesinde derneğin adının ve amaçlarının kanuna ve ahlaka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, cinsel kimlik ve yönelim kişilerin kendi istemleriyle seçtikleri bir olgu olmayıp, doğuştan veya yetiştiriliş tarzından kaynaklanan ve kişilerin istemeyerek karşı karşıya kaldığı bir olgudur. Bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de lezbiyen, gey, biseksüel, travesti veya transeksüel sözcükleri ile tanımlanan farklı cinsel yönelime sahip kişilerin varlığı herkesçe bilinen bir gerçektir…. Kişilerin kendi istemi dışında gerçekleşen böyle bir cinsel yönelime sahip olması yada bu kişileri tanımlayan sözcüklerin kullanılması ahlaksızlık olarak nitelendirilemeyeceği gibi, kanunlarımızda da yasaklanmamıştır.” denilmekte ve LGBT hakları korunmaktadır. travesti

Dernek yöneticileri bu kavramı kullanma amacını “endüstrileşen toplumda hak ihlaline uğrayan/ezilen tüm kesimleri kapsama niyeti” ile açıklıyor . Ne güzel değil mi, birilerinin bizim bölgemizde de ezilen tüm kesimleri kucaklamaya çalışması. İyi de bu arkadaşların haklarını kim koruyacak? Radikal demokrasi bu kesimleri kucaklar mı? “Elbette kucaklar” dediğinizi duyar gibiyim ama bizim bölgemizde değil. Bu derneğin avukatlığını bir komünist olarak ben yapıyorum, çünkü en tepeden “marjinal” oldukları ilan edilen LGBT aktivistlerini bölgemizde savunacak bir avukatın bulunması kolay değil. Düşünsenize devlet tüm Türkiye’de faaliyet gösteren LGBT derneklerine izin veriyor ama Kürt bölgesinde bu derneğin açılmasını engellemeye çalışıyor. Bu ayrımcılık değil mi, bu Kürt LGBT bireylerini örgütsüz bırakmak değil mi? travesti

Geçen yazılarda de belirtmiştik ya sosyalizm mücadelesi sadece gelecek güzel günler için değil bugünü güzelleştirmek ve yaşanabilir kılmak içindir diye. Günümüzde bölge, ırk, cinsiyet farkı gözetmeden insanları savunabilmek için de sosyalizm mücadelesi içinde olmak gerekliliğini bu dava süreci ile bir kez daha görmüş olduk. Daha neler göreceğiz bakalım…

İstanbul Travestileri, Travesti kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın